Aşı karşıtı annenin oğlunun hikâyesi

Aşı karşıtı bir ailenin oğlu olan Ethan Lindenberger çocukken hiç aşı olmadı. Büyüyünce aşı olmaya karar veren Ethan, hayatını değiştirecek soruyu Reddit’te paylaştı: “Aşı yaptırmak için nereye gideceğim?”

Aşı karşıtı annenin oğlunun hikâyesi

DOÇ. DR. ÜMİT KARTOĞLU

AFS bursuyla lise son sınıfı Ohio’nun Shelby kasabasında Straw’ların yanında kalarak okudum. Lisenin futbol takımıyla tüm deplasmanlara destek için katılırken Norwalk’a maça gittimizde bir gün Norwalk Lisesi’nden Ethan Lindenberger’in tarih yazacağını doğal olarak bilmiyordum.

Ethan Lindenberger (30 Eylül 2000 doğumlu), aşı karşıtı dezenformasyon kampanyalarına karşı çıkmasıyla tanınan Amerikalı genç bir aktivist. Peki ne oldu da Ethan aşı karşıtlığına bayrak açtı?

Aşı karşıtı bir ailenin oğlu olan Ethan çocukken hiç aşı olmadı. 13 yaşındayken aşı ile ilgili CDC makalelerini okumaya başladı, yetişkinliğe ulaştığında aşı olmaya karar verdi. Ve gün geldiğinde hayatını değiştirecek soruyu Reddit’te paylaştı: “Aşı yaptırmak için nereye gideceğim?” Ethan, gönderide annesinin aşıların olumsuz etkileriyle ilgili temelsiz korkular nedeniyle aşılamayı reddettiğini söyledi ve annesinin komplo teorilerine inandığını ve bu nedenle çocukken aşı yaptırmadığını da yazdı. Ethan’ın bu gönderisi kısa sürede viral oldu ve Ethan kendini hararetli bir tartışmanın ortasında buldu.

Ethan’ın kuşaklar arası çatışmayı içeren hikâyesi doğal olarak medyanın ve politikacıların ilgisini çekti. Ethan, Nisan 2019’da TEDxMidAtlantic buluşmasında ünlü tarihsel konuşmasını yaptı. Bir ay sonra, kızamık gibi kolayca önlenebilen ancak aşılar hakkında yanıltıcı bilgilerin yayılması nedeniyle ABD’de geri dönen hastalık salgınlarını ele alan bir ABD Senatosu duruşmasına davet edildi. Ethan, Washington DC’ye ABD Senatosu duruşmasında konuşacağını bir YouTube videosuyla duyurdu. Eylül 2019’da Avrupa Komisyonu ve DSÖ tarafından düzenlenen Dünya Aşı Forumu’nda konuştu. Aynı yıl Ethan MM&M kuruluşu tarafından verilen halk sağlığına üstün katkılarından dolayı Platin ödül aldı.

Unity Consortium’a katılan Ethan, bugün gençlerin ve anne-babalarının aşılanması konusunda aktif olarak çalışıyor.

Aslında Ethan’ın hikâyesi anne ya da babanın aşı karşıtı olup da çocuklarını aşılatmama konusundaki haklarını sorguluyor bir anlamda. Çünkü genel olarak aşılamamanın toplum için oluşturduğu riske ek olarak, ebeveynin aşı yapmama kararı, aşısız bırakılan çocukta öncelikli ve kişisel bir risk oluşturuyor. Biliyoruz ki, aşılanmamış çocuklar aşı ile önlenebilir hastalıkların daha yaygın kurbanları oluyor. Bu noktada ebeveynlerin özerkliğini yasal açıdan tartışmada yarar var. Ama bu ayrı bir yazı konusu. Bugün burada Ethan’a kulak verip aşı karşıtı annesine karşı nasıl bir tutum izlediğini ve kavgasını nasıl sürdürdüğünü anlamakta yarar var.

KONU HİÇBİR ZAMAN ANNESİNİN NE KADAR KÖTÜ, KENDİSİNİN İSE NE KADAR İYİ OLDUĞU DEĞİLDİ

Reddit’deki paylaşımından sonra Ethan’ın hikâyesi yerel basında sıkça yer almaya başladı. Ethan haberlerin yanlış olmamakla birlikte abartılı yazıldığını söylüyor:

“Şimdi, hikâyelerin ve manşetlerin çoğu zaman oldukça doğru olduğunu gördüm, bilirsiniz, ‘Aşı karşıtı anneye meydan okuduktan sonra, Ohiolu genç neden aşı olduğunu açıklıyor.’ Oldukça doğru, oldukça doğru. Ve belirtildiği gibi, bir Senato komitesinin önünde ifade verdim ve orada, ‘Kendi kendine aşı olan bu genç, Kongre’nin önünde annesinin aşı karşıtı inançlarını parçaladı’ dediler. Tamam, bunu gerçekten yapmadım, ama sorun değil. Ve bazı haber kaynakları bunu biraz daha ileri götürdü. ‘Hâlâ nasıl hayattayım Tanrı bilir’: 18 yaşındaki genç sonunda aşı oluyor ve aşı karşıtı ebeveynlerine saldırıyor.”

Aslında Ethan hiçbir zaman ailesine saldırmadı. Her ortamda annesinin nasıl yanlış bilgilendirildiğini, her anne gibi onun da sevgi dolu bir anne olduğunu söyledi. Konu hiçbir zaman annesinin ne kadar kötü, kendisinin ise ne kadar iyi olduğu değildi.

“Bence çocuğuna aşı yaptırmamak gerçekte anne babanın çocuğunu acil servise götürmemesine benzer. Bu, çok tehlikeli bir durum. Bize bazı açılardan anne-babada çocuklarına karşı empati eksikliği olduğunu söylüyor. Gerçekten bunu anlayabiliyorum. Ama annem, yanlış bilgilendirildi ve bu kaynaklar tarafından çocuğunu seven bir anne ise çocuğuna aşı yaptırmaması gerektiğine inandırıldı.

Okuyup öğrenip aşı olmam gerektiğine inandığımda ilkin annemle konuştum, tahmin edersiniz ki bu tartışma hiç de iyi gitmedi, çünkü annem hayatımın geri kalanında ya otizm gelişeceğine ya da beni sakatlayacağını düşündüğü bir şey yapmaya kalktığıma öyle inanıyordu ki. Gerçekten, çok kötü bir başlangıçtı annemle tartışmam. Ama bu süreçte asıl ilginç bulduğum şey, yani bu röportajları yapmaya başladığımda, kendime sorduğum bir soruydu: Kendimi neyin içine soktuğumun farkında mıydım? Sürekli sorduğum şey buydu, çünkü, ben bir uzman değildim, bildiğiniz normal bir çocuğum ben ve şimdi CNN ve Fox News ile bilimsel bir konuda konuşuyorum. Birçok insan da haklı olarak bunu sorguladı.

Asla anlamadığım şeylerle ilgili bir iddiada bulunmadım, yalnızca kişisel deneyimlerimden bahsettim. Senato duruşmasında bile, yanlış bilginin ne kadar tehlikeli olduğundan bahsettim. Annemin inançlarının çoğunu sosyal medyadan, Facebook’tan ve değişik platformlarının çok tehlikeli yalanlar yaymasına izin veren kuruluşlardan aldığının altını çizdim.

Bütün yaptıklarımı saygı kuralları içinde ve olabildiğince doğru bir şekilde yapıyordum – çok da eleştiri alıyordum bu arada birçok kızgın insandan. Hiç unutmam, verdiğim ifade için Washington DC’deyken, benimle asansöre binen üç kadın çocuklarının sakatlanıp ölmesinin sebebinin ben olduğumu ve sonuçta Hitler’den farkımın olmadığını söylemişti.” (Ethan buna sinirlenmemiş, gülmüştü.)

TEK YAPTIĞIM HİKÂYEMİ PAYLAŞMAKTI

Ethan, çoğu genç ve yetişkin insanın eleştirildikleri zaman, bunun şüpheye yol açtığını, içsel sorgulama sonunda çoğu zaman pes etmeyi getirdiğini söylüyor. “Çünkü ilgilendiğiniz bir konu ya da parçası olmak istediğiniz bir hareket olduğunda, bir duruş sergileyip doğru olanı söylüyorsanız, biliniz ki iyi fikirler eleştiriden kaçmaz. Ve özellikle gençler bununla başa çıkmakta zorlanıyorlar ve gençlerin yer alması gereken bu önemli tartışmalar çok fazla özveri gerektiriyor.

“Harika olduğumu söylemiyorum, ama burada önemli olan şu: Bu harekete ve bu önemli bilimsel tartışmaya katılmam sayesinde, işte olanlar: Facebook platformunu değiştirdi. Aşı karşıtı içeriğe yaklaşımlarını değiştireceklerdi. Amazon, otizm ve aşılar hakkında yanlış bilgilendirilmiş kitapları kaldırdı. Ve son zamanlarda GoFundMe, aşı karşıtı kampanyaları kaldırdı. Burada bunun gibi hareketlerin nasıl gerçek bir değişime neden olduğundan, aslında bu oyunun oynanma şeklini etkilediğinden ve insanlara yalan söyleyen ve onları çok tehlikeli fikirlere ikna eden yanlış bilgilerden bahsediyoruz.

“İnanılmaz araştırma ve incelemeler yapıp bilgi alıp insanlara sunmadım: İnsanlarla derin, entelektüel, bilimsel tartışmalar yapmadım. Tek yaptığım hikâyemi paylaşmaktı. Ve bu çoğu insan için yeterlidir: Anekdot deneyimlerini, verilerin arkasındaki gerçek insanları anlamak. Çünkü veriler insanlarla rezonansa girmez. İnsanlar insanlarla rezonansa girer. Ve bunu aklınızda tutmalısınız, çünkü bir konu hakkında konuşurken, hikâyenizi ve önemli olanı paylaşırken, özgün kalırsınız. Verilere, bilgilere ve bu konunun önemine sadık kalın.

“Bir kişiyle konuşuyor olsaydım ve ‘Aşılar neden önemlidir?’ deselerdi. ‘İnsanlar ölüyor ve bu önemli. Çocuklar ölüyor ve bu önemli. Ve burada olmaması gereken hastalık salgınları yaşıyoruz.’ dışında başka bir şey demezdim. John Boyle’un dediği gibi, bu hastalıkların toplumlarımızda değil tarih kitaplarında olması gerektiğine inanıyorum. Bu nedenle, gerçeği savunmak için kişisel bir karar vermeniz gerekiyor. ‘Bu doğru, gerçek olan bu ve bu yalanlar doğru değil’ demek için kendin için kişisel bir karar vermelisiniz. Benim hikâyem de böyle kişisel düzeyde başlamıştı.”

“Mitleri ortadan kaldırmak için bir araya gelmemiz, yanlış bilgilendirme kampanyalarına karşı savaşmamız gerekiyor. Kızamık ve diğer aşılarla önlenebilir hastalıkları bir kez daha ait oldukları yere koymamız gerek – tarih kitaplarına, yaşadığımız topluma değil.”

John Boyle, CEO, Immune Deficiency Foundation

5 Mart 2019 ABD Senatosu’dan verdiği ifadeden

Ethan, 15 bin nüfuslu Norwalk kasabasından Senato’ya ifade vermeye bir günde gitmediğinin altını çiziyor. “Öyle bir gece yattım sabah kalktım, Senatör Isakson aşılarla ilgili bana sorular soruyordu değil olay” diyor. Bu yolculuğun “Bu doğru, annem inanmıyor ama sorun değil” demesiyle başladığını ve yavaş ilerlediğini söylüyor. Yavaş ilerlemesi konusunda “Bu gerçeği değiştirmez, neyin doğru olduğunu ve neyin önemli olduğunu değiştirmez.” diyor, “Dürüst olmak gerekirse, en büyük şey bükülmeden kalmak. Doğru olanı savunmak için ayağa kalkın, bir eylem yaratmaya çalıştığınızda yılmayın, bükülmeyin, kırılmayın.”

BİRİLERİNİN HAYATINI KURTARMAK

Bugün Ethan gibi çocuklar, koronavirüs pandemisinde, yeni koronavirüse karşı sürü bağışıklığına ulaşmak için mümkün olduğunca çok insana aşı yaptırmak için artan baskıyla aynı ikilemle karşı karşıya. Nisan’da yapılan bir ankette gençlerin yüzde 52si aşı olmak istediklerini söyledi. Ancak çoğunun ailesi bu kararı desteklemiyor. Bu çocukların Ethan gibi 18 yaşına ulaşmayı beklemeleri olayı çözmüyor, bu nedenle kimi eyaletler 18 yaşın altındaki gençlerin anne-babalarının onayı olmadan aşılanabilmesine olanak tanıyor. Mayıs ayının başında ilk doz Covid-19 aşısını olan Ethan bu rakamın yükseltilmesi için uğraşıyor. Biliyor ki, her olunan aşı “birilerinin hayatını kurtaracaktır”.

Ethan’ın annesi hala aşı karşıtı. Babası Ethan’ın kararını desteklemiş. Üniversitede gazetecilik okuyor ve babasıyla kalıyor. Ethan, bugün enerjisini tereddütlü ve soru soran insanlara harcıyor ve bunun daha etkin olduğuna inanıyor.

Meraklısına not:

Ethan’ın TED konuşmasını https://bit.ly/3DZ838F linkinden izleyebilirsiniz.

ABD Senatosu’ndaki ifadesine https://bit.ly/3hjpFCi linkinden ulaşabilirsiniz.

Neden BirGün?

Bağımsız bir gazete olarak amacımız, insanlara hakikati ulaştırarak ülkede gerçek bir demokrasi ve özgürlük ortamının yeşermesine katkı sunmak. Bu nedenle abonelikten elde ettiğimiz geliri, daha iyi bir gazeteciliği hayata geçirmek, okurlarımızın daha nitelikli ve güvenilir bir zemin üzerinden bilgiyle buluşmasını sağlamak için kullanıyoruz. Çünkü banka hesabını şişirmek zorunda olduğumuz bir patronumuz yok; iyi ki de yok.

Bundan sonra da yolumuza aynı sorumluluk bilinciyle devam edeceğiz.

Bu yolculukta bize katılmak ve bir gün habersiz kalmamak için
Bugün BirGün’e Abone Ol.

BirGün; seninle güçlü, seninle özgür!

BirGün’e Destek Ol